Kıdem Tazminatına Hangi Hâllerde Hak Kazanılır? — İş Hukuku kapak görseli

Kıdem tazminatı, iş ilişkisinin belirli sebeplerle sona ermesi hâlinde işçiye ödenen bir tutardır. Uygulamada en çok karıştırılan nokta, her fesihte kıdem tazminatına hak kazanılmadığıdır.

Temel şart: en az bir yıllık çalışma

4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi uyarınca yürürlükte bırakılan 1475 sayılı eski İş Kanunu’nun 14. maddesi gereğince, kıdem tazminatına hak kazanmanın ilk şartı aynı işverene bağlı olarak en az bir yıl çalışmış olmaktır.

Hangi fesih hâllerinde hak doğar?

Kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin şu hâllerde sona ermesinde gündeme gelir:

  • İşveren tarafından haklı neden olmaksızın yapılan fesih. İşveren, İş Kanunu m.25/II’deki ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık hâllerine dayanarak fesih yapmışsa kıdem tazminatı ödenmez.
  • İşçinin haklı nedenle derhâl feshi (İş Kanunu m.24). Ücretin ödenmemesi, sigorta priminin eksik yatırılması, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alınmaması gibi hâller bu kapsamdadır.
  • Askerlik görevi nedeniyle ayrılma.
  • Emeklilik, ya da emeklilik dışındaki yaşlılık/malullük aylığı ya da toptan ödeme almak amacıyla ayrılma.
  • Kadın işçinin evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde kendi isteğiyle ayrılması.
  • İşçinin ölümü hâlinde mirasçılarına ödenir.

Buna karşılık, işçinin haklı bir nedene dayanmaksızın kendi isteğiyle istifa etmesi hâlinde kural olarak kıdem tazminatı doğmaz.

Nasıl hesaplanır?

Her tam hizmet yılı için 30 günlük giydirilmiş brüt ücret esas alınır. Bir yıldan artan süreler için aynı oran üzerinden orantılı ödeme yapılır.

“Giydirilmiş ücret” ifadesi önemlidir: yalnızca çıplak brüt maaş değil, süreklilik arz eden yol, yemek, ikramiye gibi menfaatler de hesaba katılır.

Ayrıca her yıl için ödenecek tutar, kıdem tazminatı tavanını aşamaz. Bu tavan altı aylık dönemler hâlinde güncellenir; hesaplama yapılırken feshin gerçekleştiği döneme ait tavanın kontrol edilmesi gerekir.

Zamanaşımı

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile getirilen düzenleme uyarınca, kıdem tazminatı için zamanaşımı süresi fesih tarihinden itibaren beş yıldır.

Dava açmadan önce: zorunlu arabuluculuk

7036 sayılı Kanun’un 3. maddesi gereğince, kıdem tazminatı dâhil işçilik alacaklarına ilişkin davalarda arabulucuya başvurmuş olmak dava şartıdır. Arabuluculuk aşaması tamamlanmadan açılan dava, usulden reddedilir.

Bu aşama bir formalite değildir: arabuluculukta imzalanan anlaşma belgesi ilam niteliğinde olduğundan, tutarın ve kapsamın dikkatle değerlendirilmesi gerekir. Anlaşma sağlandıktan sonra aynı alacak için dava açılamaz.


Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık kendi somut koşulları içinde değerlendirilmelidir. Mevzuat, yazının yayım tarihinden sonra değişmiş olabilir.

Konunuz hakkında görüşelim

Bu yazı genel bilgilendirme içindir. Kendi durumunuza ilişkin değerlendirme için iletişime geçebilirsiniz.

Ara WhatsApp Yol Tarifi