Ticari uyuşmazlıkların önemli bir bölümünde artık doğrudan dava açılamıyor. Arabulucuya başvurmuş olmak dava şartı hâline geldi; bu aşama tamamlanmadan açılan dava esasa girilmeden usulden reddediliyor.
Hangi davalarda zorunlu?
Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi uyarınca, TTK’nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda ticari dava olarak öngörülen, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
Buradaki iki ölçüt birlikte aranır:
- Uyuşmazlık ticari dava niteliğinde olmalı
- Talep bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olmalı
Bu nedenle tespit davaları, itirazın iptali dışındaki bazı talepler ve para ödemesi içermeyen istemler kapsam dışında kalabilir. Sınırın nerede olduğu her dosyada ayrıca değerlendirilmelidir.
İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talepleri bu şarta tabi değildir; arabuluculuk sürerken de istenebilir.
Süreç nasıl işler?
Başvuru, karşı tarafın yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer adliyesindeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Büro, listeden bir arabulucu görevlendirir.
Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde süreci sonuçlandırmak zorundadır. Bu süre zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatılabilir.
Görüşmeler gizlidir. Burada söylenenler ve sunulan belgeler, anlaşma sağlanamaması hâlinde açılacak davada delil olarak kullanılamaz.
Anlaşma belgesi ilam niteliğindedir
Bu, sürecin en kritik ve en çok hafife alınan yönüdür. Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi ilam niteliğinde belge sayılır — yani mahkeme kararı gibi doğrudan icraya konulabilir.
Bunun iki sonucu vardır:
- Karşı taraf ödemezse ayrıca dava açmanıza gerek kalmaz, doğrudan icra takibi başlatırsınız.
- Buna karşılık, imzaladığınız tutar ve kapsam kesindir. Aynı alacak için sonradan dava açamazsınız.
Bu yüzden görüşmeye hazırlıksız girilmemelidir. Alacak kalemlerinin, işlemiş faizin ve yargılama giderlerinin hesabı önceden yapılmalı; teklif edilen tutarla karşılaştırılmalıdır.
Son tutanak olmadan dava açılırsa
Arabuluculuk son tutanağının aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneği dava dilekçesine eklenmezse, mahkeme davacıya bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde de eklenmezse dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.
Usulden ret, esasa girilmediği anlamına gelir; ancak yeniden dava açmak için geçen süre içinde zamanaşımı işlemeye devam etmiş olabilir. Bu nedenle şartın baştan yerine getirilmesi önemlidir.
Anlaşamama hâlinde
Taraflardan biri geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaz ve dava sonunda kısmen veya tamamen haklı çıkarsa dahi, yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Toplantıya katılmamak bu nedenle maliyetli bir tercihtir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık kendi somut koşulları içinde değerlendirilmelidir. Mevzuat, yazının yayım tarihinden sonra değişmiş olabilir.