İlk derece mahkemesinin kararı, çoğu dosyada sürecin sonu değildir. 2016’dan bu yana fiilen işleyen bölge adliye mahkemeleri (BAM) ile Türk yargı sistemi üç dereceli hâle gelmiştir: ilk derece → istinaf → temyiz. İstinafı temyizden ayıran temel özellik şudur: BAM yalnızca hukuka aykırılık denetimi yapmaz; dosyayı hem maddi olay hem hukuk yönünden yeniden inceler, gerektiğinde delil toplayıp duruşma açabilir.
Ceza davalarında istinaf
Ceza yargılamasında istinaf, CMK’nın 272 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir:
- İlk derece ceza mahkemelerinin hükümlerine karşı istinaf yolu açıktır. On beş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, başvuruya gerek olmaksızın re’sen istinaf incelemesine tabidir.
- Kanunda sayılan bazı hafif yaptırımlara ilişkin hükümler ise kesindir ve istinafa götürülemez; sınırlar dönemsel olarak güncellendiğinden her dosyada ayrıca kontrol edilmelidir.
- Süre: hükmün açıklanmasından — sanık yokluğunda verilmişse tebliğinden — itibaren yedi gündür (CMK m.273). Süre, hükmü veren mahkemeye verilecek dilekçeyle ya da zabıt kâtibine beyanla korunur.
İnceleme sonunda BAM; başvuruyu esastan reddedebilir, hukuka aykırılığı düzelterek reddedebilir, hükmü kaldırıp dosyayı ilk derece mahkemesine gönderebilir ya da davayı yeniden görüp kendisi hüküm kurabilir (m.280). Yalnızca sanık lehine yapılan başvurularda aleyhe değiştirme yasağı geçerlidir: yeni hüküm, öncekinden daha ağır olamaz (m.283).
Hukuk davalarında istinaf
Hukuk yargılamasında istinaf HMK m.341 ve devamında düzenlenmiştir:
- İlk derece mahkemelerinin nihai kararlarına ve ihtiyati tedbir ile ihtiyati haciz taleplerine ilişkin belirli kararlara karşı istinaf yolu açıktır.
- Malvarlığına ilişkin davalarda her yıl güncellenen kesinlik parasal sınırının altında kalan kararlar istinaf edilemez; sınırın güncel tutarı başvurudan önce mutlaka doğrulanmalıdır.
- Süre: kural olarak kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (m.345).
İstinaf dilekçesinde başvuru sebeplerinin ve gerekçesinin gösterilmesi gerekir; hukuk davalarında BAM, kamu düzenine aykırılık dışında ileri sürülen sebeplerle bağlıdır (m.355). Bu nedenle dilekçenin “kararı beğenmedim” düzeyinde değil, somut aykırılıkları tek tek işleyen bir teknik metin olarak hazırlanması sonucu doğrudan etkiler.
Süre kaçarsa ne olur?
İstinaf süresi hak düşürücüdür; süresinde başvurulmayan karar kesinleşir ve icra edilebilir hâle gelir. Elde olmayan sebeplerle sürenin kaçırıldığı istisnai durumlarda eski hâle getirme talep edilebilirse de bu, dar yorumlanan bir imkândır. Kararın tefhim mi tebliğ mi edildiği, gerekçeli kararın ne zaman ulaştığı gibi ayrıntılar süre hesabını değiştirdiğinden, karar alınır alınmaz takvimin doğru kurulması gerekir.
İstinaf mı, temyiz mi?
BAM’ın verdiği kararların bir bölümüne karşı ayrıca Yargıtay’a temyiz yolu açıktır; bir bölümü ise BAM aşamasında kesinleşir. Hangi kararın temyize gidebileceği, dava türüne ve ceza miktarına göre değişir. Kanun yolu planlaması — istinafta hangi sebeplerin işleneceği, temyiz ihtimalinin saklı tutulup tutulmayacağı — dosyanın en başında yapılması gereken stratejik bir tercihtir.